sürdürdüğümüz
Annelere Özel bölümümüz, anneler arasında büyük bir ilgi gördü...
Hiç şüphesiz bunda, uzmanımızın pratik ve güvenilir tavsiyelerinin
payı büyük. Güzel annelere güzellik ve sağlığın püf noktalarını
gösteren Güzellik Uzmanı Eğitmeni Fazilet
Küçükkaya
kimdir? Onu daha yakından tanımak ister misiniz?..
Güzellik
uzmanlığı eğitmenliğine ne zaman ve nasıl başladınız?
Ankara
Kız Sanat Yüksek Öğretmen Okulu, Resim Bölümü mezunuyum. 1982'de
Ankara'da yapılan, mesleki teknik ödüllü, Kadın-Atatürk konulu
yarışmada üçüncülük ödülünü aldığımda, resim çalışmalarının, ülkemizde
çok yaygın olduğunu gördüm ve yeni arayışlar içerisine girdim.
En iyiyi ve doğruyu gerçekleştirebilmek için kaynaklar aradım.
Birçok inceleme sonucunda Almanya'ya giderek, 15 günlük güzellik
uzmanlığı eğitim programlarını takip ettim. Akabinde üçer ay ara
ile beş kez, çalıştığım, farklı şehirlerdeki eğitim okullarının
öğretim programlarını, Türkiye'ye okuluma getirdim. 1989 yılında
Limme adı altında cilt bakımı eğitim-öğretim programını, gece
eğitimi olarak başlattık ve büyük başarı kazandık. 1990'da 100.
Yıl Kız Meslek Lisesinde, okul müdürümüz Nursel Tunççevik ile
cilt bakımı ve eğitimini yetişkinlerde meslek edindirme olarak
hazırladığımızda büyük rağbet gördük ve bu alanda istihdamın fazlalığını
fark ettik.
Alanımızda
daha fazla gelişebilmek ve daha iyiye ulaşmak için her yıl, Fransa,
İngiltere, Almanya, Çin gibi çeşitli ülkelerdeki kongrelere ve
dermotolojik sempozyumlara katıldım ve halen katılmaktayım. Bu
ülkelerden uzun süreli eğitim belgeleri aldım. Kendi ülkemdeki
okullarda olması gereken eğitim formatlarını inceleyerek, Gazi
Üniversitesi Yaygın Eğitim Fakültesi cilt bakımı eğitim içeriklerini
hazırladım. Bu okulda 4 yıl, sözleşmeli eğitimci olarak görev
aldım. Daha sonra yoğunluğumdan dolayı bıraktım. Dersine girdiğim
öğrenci arkadaşlarım, bugün öğretmen olarak ekibimizde yer almaktalar.
Her sene öğretmen
arkadaşlarımız ve öğrencilerimizle, Avrupa ülkelerine giderek,
oradaki çalışmaları takip etme çalışın,ıhınım: sürüyor.
Güzellik
uzmanı eğitmeni kimdir? Nasıl yetişir?
Konusunda
eğitim almış, teknik bilgiye sahip, eğitim formasyonu olan, çağdaş
eğitimcidir.
Gazi
Üniversitesi Yaygın Eğitim Fakültesi'nin, ÖSYM'nin tüm yurtta,
merkezi sistemde gerçekleştirdiği normal üniversite sınavı ile
kazanılan, dört yıllık Cilt Bakımı Bölümü'nü bitiren eğitmenler,
Mesleki Bölüm Eğitmenliği görevini, atama
ile
alırlar. Ancak öncelikle Kız Meslek Lisesi'nin ilgili bölümünü
bitirmeleri gerekir. Mesleki eğitimde, bu dalda dersini dolduramayan
ancak yatkınlığı olan arkadaşlarımız, hizmetiçi eğitimlerle yetiştirilmekte
ve Kız Teknik Genel Müdürlüğü olarak ve Süheyla Göktekin'in başkanlığındaki
başarılı çalışmaları, Metge adı altında ülkemizde yaygınlaştırılmaktadır.
Günümüzde
cilt bakımının yeri ve önemi nedir? Gerekli midir?
İnsanlar
artık bu konuda bilinçlendi. Kendine bakımın önemini keşfetti.
Cilt temizliği kesinlikle gerekli. Cilt temizliği normal gündelik
temizlik ve derin temizlik olarak ikiye ayrılır. Derin temizlik
25 yaşından sonra, bir yılda üç ay, üç kere üstüste olmak kaydıyla
yapılmalıdır. Bu, tüm cilt tipleri için geçerlidir. Üç kere üstüste
yapılmasının nedeni ise; derinin katmanlarının üç tabakadan oluşmasıdır.
Epidermis, dermiş ve supcutis bir ay ara ile, normal oksijen alışverişini
yapacak, sağlıklı duruma gelecektir.
Problemsiz
ciltlerde bile, yaşanılan ortam (kuru, rutubetli vs.), sigara,
alkol, beslenme şekilleri, stres ve kullanılan bakım kozmetikleri
gibi, cildi etkileyen etmenler vardır. Ancak kişilerde cilt, öncelikle
kalıtımsaldır.
Şu
anda görevinizi nerede sürdürüyorsunuz?
100.
Yıl Kız Meslek Lisesi'nde Cilt Bakım Atölye Şefi olarak görevimi
sürdürmekteyim. Aynı zamanda, çeşitli dallarda güzellik uzmanları
yetiştiren, Merkezi Ankara'da bulunan, Çağdaş Fazilet Cilt Bakım
ve Makyaj Eğitim Merkezi'nde, Cilt Bakımı ve Epilasyon derslerine
girmekteyim.
Bir
eğitmen olarak, bu işi yapmak isteyen bayanların daha bilinçli,
daha doğru bir eğitim aldıktan sonra, sevdikleri mesleği edinebilmeleri,
topluma ve yaşama üreterek katılmaları için çalışıyorum.
Bir
eğitmen olarak, okul ve dersane dışında, bilgilerinizi nasıl paylaşıyorsunuz?
Birçok
televizyon kanalında, hanımlara yönelik programlarda yer aldım.
Radyolardaki söyleşi programlarına katıldım Çeşitli dergi ve gazeteler
aracılığıyla bilgilerimi insanlarla paylaştım.
Eğitim
sürecinde ve meslekte karşılaşılabilecek zorluklar nelerdir?
Genç
arkadaşlarımız, günümüzde çok şanslılar. Çünkü katedecekleri yol
açılmış durumda ve teknoloji hızla ilerlemekte.
Ancak
hiç hata kabul etmeyen bir uğraşımız var. Bir kere çalışmalar,
kesinlikle hijyen bir ortamda gerçekleştirilmeli. Bir güzellik
salonunda, bilinçli yapılan bir yüz temizliği olumlu sonuç verirken,
basit bir komedon çalışmasında bile, bilinçsiz bir uygulamanın
sonucunda, ciltte izler ve deformasyonlar çol olabilir. Çok dikkat
ve titizlik isteyen bir görev üstlenmekteyiz. Görev sınırlarımızın
bilincinde olmalıyız. Örneğin; bir kolojen dolumu hakkında bilgiye
sahip olsak bile, doktor arkadaşlarımızın uygulama alanına girdiği
için, yönlendirmelerimiz o doğrultuda olmalı. Aksini düşünemeyiz.
Ancak ülkemizde tıp tahsili gören, altı yıllık, ağır bir eğitim
sürecinden geçen bazı doktor arkadaşlarımızı; yine bizim yetiştirdiğimiz
güzellik uzmanı arkadaşlarımız tarafından gerçekleştirilen, yüz
temizleme işlemlerinde görmek bizi çok üzüyor. Onları operasyonlarda,
estetiklerde ve dermotolojik
hastalıklarda
çözümcü olarak görmeyi arzu ediyoruz.
Bir
anne ve eş olarak, yoğun iş yaşantınız aile yaşantınızı ne yönde
etkiledi?
İşini
çok seven bir insan için, yoğun çalışma yorgunluk değil, aksine
büyük bir mutluluk. Mesleğimde insanların problemlerini kendi
problemim gibi çözmeye çalışıyorum. Bunu sağladığımda, mutlu oluyorum.
Size yardımcı bir eşiniz de varsa, çocuklarınızı ihmal etmeden
iş yaşantınıza devam edebiliyorsunuz.
Bu
mesleği seçmek isteyen gençlere tavsiyeleriniz nelerdir?
Kendilerini
iyi tahlil ederek, bu işi gerçekten yapmak isteyip istemediklerine
karar vermeliler. Teknolojiyi çok iyi izleyerek, araç-gereç donanımından
haberdar olarak, doğruları hedef alarak çalışmalılar. Kazanç için,
yanlışa sürüklenmemeliler. En ufak bir hata bile kabul edilemez,
çünkü söz konusu olan insan. Dünya varoldukça, insanlar yaşadıkça
bu görevin önemini yitirmeyeceğini düşünüyorum.
Eğitim
şart mı? Şartsa nasıl olmalı?
Eğitim
her alanda olduğu gibi, bu alanda da şart. Örneğin, dersane eğitimindeki
kişinin, en az lise mezunu olması gerekliliğinin yanındayım. 200
saatlik dersane eğitimi gören kişilerin, yine dersanede olmak
üzere,
en
az uç ay
uygulama
yapmaları
ve
teorik
eğitimlerinin
yanı
sıra ek pratik
uygulama
belgelerini
almaları,
daha sonra ise
birer
yıllık, uygulamalı
branşlaşma
dalına geçmeleri yerindedir. Bu
aşamalardan
sonra, bir işyerine
yerleştirilebilirler.
Halk
eğitim merkezlerindeki uygulamaları yetersiz bulduğumu söylemeliyim.
Burada görev yapan öğretmenlerimizin, daha sık hizmetiçi eğitimlerle
desteklenmesini öneriyorum. Özel dersaneler, eğitim kadrolarını
son derece titizlikle seçmeliler. Eğitimci olmayan, formasyonsuz
kişiler, bir derste dört konu işleyenler, %70'i uygulamalı olan
dersi fono ile, yani mektupla alanların varlığı çok rahatsız edici.
Günümüzde bu yanlışlıklar yapılmamalı. Aksi takdirde yanlışlar,
kalıcı birçok problemi de beraberinde getirir.
Gençler
eğitimlerine nereden başlamalılar?
8
yıllık temel eğitimin akabinde, branşlaşmaya gidilerek, üç yıl
süren, Meslek Lisesi cilt bakım eğitimi tamamlanmalı. Gazi Üniversitesi
Yaygın Eğitim Fakültesi Cilt Bakımı Bölümü'nün dört yıllık öğrenim
sürecinden sonra, cilt bakımı uzmanı eğitmeni olarak görev alabilirler.
Avrupa
ve Amerika'daki meslektaşlarınızla ne gibi farklılıklar yaşıyorsunuz?
Bu konuda ülkemiz, istenen seviyeyi yakalayabildi mi?
El
becerisi olarak, bizim daha yetenekli olduğumuzu düşünüyorum.
Ne var ki; diğer ülkelerin iyi durumda olan ekonomileri sayesinde,
eğitim okullarındaki donanımları, bize göre, üst seviyede. Her
öğrenciye bir çalışma yatağı düşerken, bizde dört kişiye bir yatak
düşmekte.
Bir
de biz kendimizi tanıtamıyoruz. Birkaç seminerde "Türkiye'de
çalışmalar
ne durumda, yeni yeni başlıyor olmalısınız" şeklindeki düşünceleri
beni etkiledi. Okullarımızdaki eğitim ve uygulamaları, çalışmalarımızın
büyük kısmını videoya aldım. İlk gittiğim toplantıda kasetleri
hediye ettiğimde bana ve ülkeme olan ilginin arttığını fark ettim.
Bugün * yurt dışından Türkiye'ye
gelen,
cilt bakımı yaptığımız insanlar var.
Ancak
yasalarımız eski olmalarından dolayı, eğitim çalışmalarımızı bazı
yerlerde kısıtlamakta. Günümüzde Avrupa ülkelerinde, kalıcı makyaj
okulları açılmış durumda. Kaza geçiren kişiden tutun da makyaj
yapamayan, ama makyajlı görünmek isteyen kişiye kadar, insanların
buna ihtiyacı olabiliyor.
Bu
konunun eğitim programlan, sekiz senedir elimizde olmasına rağmen,
Sağlık Bakanlığı'nm boyalar kastrojenik olabilir gerekçesi ve
1928'de çıkan yasa ile birtakım engeller yaşıyoruz.
Öte
yandan uzman olmayan kişiler bu açığı kapamaya çalıştığında, hatalar
büyük oluyor. Amacımız bunun da eğitimini, yasal olarak bir okulda,
eğitimci arkadaşlarımızla yürütebilmek. Avrupa ülkelerinde insanların
bu problemleri için, çalıştıkları işyerleri maddi kaynak sağlıyor.
Neden bizim ülkemizde de olmasın...
Bunun
dışında öğrencilerimizin, her dört ayda bir mutlaka ziyaret ettiğimiz
Avrupa ülkelerindeki, estetisyen yetiştiren okulların, uygulama
ve ders içerikleri bakımından bizden üstün olmadığı, hiçbir eksiğimizin
bulunmadığı ve ülkemizdeki eğitim veriminin had safhada olduğunu
bizzat görmeleri ve yaşamaları, kendilerine olan güvenlerini bir
kez daha yenilemektedir.